B69ZFX8. Her Türlü İsteğe Cevap Veren Ayetel Kürsi Duası Nasıl Yapılır? Önce 7 kez Ayetel Kürsi okunur. Türkçe okunuşu aşağıda lâ ilâhe illâ hüvel hayyül kayyûm, lâ te’huzühu sinetün velâ nevm, lehu mâ fissemâvâti ve ma fil’ard. Men zellezî yeşfeu indehû illâ bi’iznih, ya’lemü mâ beyne eydîhim vemâ halfehüm velâ yühîtûne bi’şey’in min ilmihî illâ bimâ şâe vesia kürsiyyühüssemâvâti vel ard, velâ yeûdühû hıfzuhümâ ve hüvel aliyyül azîm. Sonra, Ayetel Kürsi’nin anlamı yani Türkçe meali 7 kez okunur. Türkçe meali aşağıda Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın ki, O’ndan başka ilah yoktur. O hayydır, ne uyku gelir ne de ve yerdekilerin hepsi O’ izni olmadan katında kim şefaat edebilir?O, kullarının yaptıklarını ve yapacaklarını bilir. Hiçbir şey O’na gizli kalmaz.O’nun bildirdiklerinin dışında insanlar,O’nun ilminden hiçbir şeyi tam olarak kürsüsü gökleri ve yeri içine alır, onları koruyup gözetmek kendisine zor yücedir, büyüktür. Bu aşamadan sonra şu cümleler söylenir “Allah’ım, okuduğum Ayetel Kürsi’nin mukaddes kelimeleri ve mübarek anlamı hatırına bana falanca konuda yardımcı ol. Âmin.” Yukarıdaki dua, bir niyet cümlesidir ve o cümlede parantez içinde geçen “falanca konuda” kısmına istediğiniz konuyu yazabilir ve öylece niyet edebilirsiniz. Örneğin, “zenginlik ve bolluk konusunda” veya “huzur ve mutluluk konusunda” gibi. 7 kez Ayetel Kürsi, 7 kez Türkçe meali ve yukarıdaki niyet sonrasında ise, sırasıyla 41 kez Ya Kuddûs, 41 kez Ya Cemîl ve 41 kez de Ya Vedûd okumalısınız. Bu okumaların bitiminde ise ellerimizi semaya açıp“Allah’ım yaptığım Ayetel Kürsi Duasını dergah-ı merhametinde kabul buyur. Âmin.” denilir. Dua bu kadar, ne var ki duanın aşağıdaki 5 hayati bilgiyi dikkate alarak yapılması gerekir. Ayetel Kürsi Duası Hakkında Bilinmesi Gereken 5 Önemli Bilgi Dualar, seher vaktinde yapıldığında daha faziletli olur. Duaların niyeti çok önemlidir ve duayı yapan kişi, bütün içtenliği ile Allah’tan istemelidir. Abdest almak, duaların etki gücünü arttırarak duanın makbuliyetine vesile olur. Ayetel Kürsi Duası, cuma günü seher vakti yapılırsa daha faziletli olur. İslam’da en büyük 7 günahtan biri olan büyü ve sihir yoluna asla tevessül etmeyin ve eğer aşk ve muhabbet hususunda yardıma ihtiyacınız varsa “En Etkili Aşk Duaları Kitabı”nı kesinlikle okuyun.
Hz. Muhammed asm ne tarz mucizeler göstermiştir? Peygamberimiz'in asm gösterdiği her çeşit mucizeden misaller verebilir misiniz? Kur'ân MUCİZESİ Peygamberler gönderildikleri zamana göre en makbul şey ne ise o tarz mucizeler göstermişlerdir. Mesela Hz. İsa as zamanında tıp ilmi revaçta idi. Bu sebeple Hz. İsa’nın as en büyük mucizesi ölüleri diriltmek oldu. Hz. Muhammed asm zamanında ise Arap yarımadasında en revaçta olan dört vardı; 1. Belagat ve fesahat. Yani doğru, düzgün, açık, yerinde ve muhatabına uygun söz söyleme sanatı. 2. Şiir ve hitabet. 3. Kâhinlik ve gaipten haber vermek. 4. Geçmiş zamandan ve kâinatla ilgili hadiselerden haber vermek. Hz. Muhammed’in asm en büyük mucizesi olan Kur'ân-ı Kerim gerek belagat ve hitabetiyle gerek geçmiş ve gelecek hadiselerden ve kâinatla alakalı her şeyden haber vermesiyle kâhinlere, şairlere, hatiplere meydan okumuştur. Hiç biri hiçbir vakit Kur'ân’ın bir tek suresiyle yarışamamış, Kur'ân’a karşı hayret ve hürmetle diz çökmüşlerdir. MİRAÇ MUCİZESİ Hz. Muhammed’in asm dünya ehline gösterdiği en büyük mucizesi ayı ikiye yarması olduğu gibi semavat gökyüzü ehline gösterdiği en büyük mucizesi de miraçtır. Buhari ve Müslim'de Mîraçla ilgili olarak yer alan rivayetlerin ortak noktalarına göre olay şu şekilde cereyan etmiştirBir gece Resûlullah asm Kâbe'de Hicr veya Hatîm denen yerde iken -bazı rivayetlerde uykuda iken veya uyku ile uyanıklık arasında bir halde Cebrail as geldi; göğsünü açtı, zemzemle yıkadıktan sonra içini iman ve hikmetle doldurup kapattı. Burak adlı bineğe bindirip Beytülmakdis'e götürdü. Resûl-i Ekrem asm Mescid-i Aksa'da iki rekat namaz kılıp çıktığında Cebrail as, biri süt biri şarap dolu iki kap getirdi. Resûlullah asm süt dolu kabı seçince Cebrailas "fıtratı seçtin" dedi, ardından onu alıp dünya semasına yükseltti. Semaların her birinde sırasıyla Adem as, İsa as, Yusuf as, İdris as, Harun as ve Musa as peygamberlerle görüştü. Nihayet Beytülma'mur'un bulunduğu yedinci semada Hz. İbrahim'le as buluştu. Sidret'ül Münteha denilen yere vardıklarında yazıcı meleklerin kalem cızırtılarını duydu ve Allah'ın huzuruna çıktı. Burada Cenab-ı Hak elli vakit namazı farz kıldı. Dönüşte Hz. Musa as, elli vakit namazın ümmetine ağır geleceğini söyleyip Allah'tan onu hafifletmesini istemesini tavsiye etti. Namaz beş vakte indirilinceye kadar Hz. Peygamber’in asm Huzur-u İlâhiye müracaatı ve Hz. Musa ile diyalogu devam etti. Buhari Salat,1; Tevhid,37; Enbiya,5; Bed'ül-halk,7; Menakıb,24/ Müslim İman, 259, 262-263; Fezail,164 Bir rivayete göre Resul-i Ekrem'e Mîraç'ta Bakara Sûresi'nin son ayetleri indirilmiş ve Allah'a ortak koşmayanların affedileceği müjdesi de verilmiştir. Müsned,I, 422; Müslim, İman, 279 AYI İKİYE BÖLME MUCİZESİ “Kıyâmet yaklaştı, ay yarıldı. Onlar bir mucize görseler yüz çevirir ve bu kuvvetli bir sihirdir derler. Peygamberi yalanlayıp kendi heveslerine uydular. Fakat takdir edilen her şey bir gayeye ulaşacaktır.” Kamer, 1-3 Bu ayette de bildirildiği gibi Hz. Muhammed’in asm en büyük mucizelerinden biri ayı ikiye bölme mucizesidir. Kâfirlerin bile inkâr edemedikleri bu mucize şu şekilde gerçekleşmiştir Bir gün Kureyş'in ileri gelenlerinden Ebû Cehil, Velid bin Muğire gibilerin de içinde bulunduğu bir grup müşrik, Hz. Muhammed’e asm gelerek“Eğer sen, gerçekten söylediğin gibi Allah tarafından vazifelendirilmiş bir peygamber isen bize ayı ikiye ayır. Öyle ki, yarısı Ebû Kubeys Dağı, diğer yansı Kuaykıan Dağı üzerinde görülsün” Ekrem asm Efendimiz, "Şayet bunu yaparsam, îmân eder misiniz?" diye sordu. Onlar "Evet, îmân ederiz." dediler. Ayın bedir haliydi, yani en güzel göründüğü 14. gecesiydi. Kâinatın Efendisi asm, Allah’ın emir ve iradesi dâiresinde hareket eden aya şehâdet parmağıyla işâret etti. Bu işaret kâfi geldi ve ay ikiye ayrıldı. Öyle ki yarısı müşriklerin istedikleri gibi Ebû Kubeys Dağı üzerinde, diğer yarısı ise Kuaykıan Dağı üstünde iki parça halinde göründü. Hz. Muhammed asm orada bulunan halka "Şahit olunuz! Şahit olunuz!" diye apaçık mucize karşısında da müşrikler, inat ve inkârlarından vazgeçmediler. Üstelik, gözleri önünde cereyan eden hâdiseyi elbette inkâr edemediler. İnkâr edemedikleri için de, çıkar yol olarak sihirdir demek zorunda kaldılar! Müslim, 8/132 , Ahmed İbn-i Hanbel, Müsned, 1/447, İbni Kesîr, Tefsir 4/262, Tirmizî, 5/398 , Kâdı İyaz, Şifâ 1/238 GELECEKTEN HABER VERMESİ İLE İLGİLİ BİR KAÇ MİSAL Hz. Hüseyin’in ra Kerbela’da katledileceğini haber vermesi Hz. Ali’den ra rivayet edilmiştir ki; Ya Resulullah asm! Sizi üzen ve kızdıran bir kimse mi oldu? Hayır’ dedi. Ama niçin gözleriniz yaşlı?’ dedim. Dedi ki Şimdi Cebrail as yanımdan kalktı, bana dedi ki Hüseyin ra Fırat nehri kenarında katledilecektir" Müsned-i Ahmed 1/85, 3/242 ve 256, 6/294 Hz. Muhammed asm bu haberi verdikten elli sene sonra aynen gerçekleşmiş, bu haberin doğruluğu böylece ortaya çıkmıştır. İstanbul’un Müslümanlar tarafından fethedileceğini haber vermesi Kesin doğru bir rivayet ile haber verilmiştir ki; “İstanbul mutlaka fethedilecektir. Onu fethedecek kumandan ne güzel bir kumandan ve onun ordusu ne güzel bir ordudur.” Müstedrek-ül Hakim 4/422 Abdullah bin Bişr El-Ganevi’den rivayet… YİYECEKLERİN BEREKETLENMESİ İLE İLGİLİ BİR KAÇ MİSAL Hz. Muhammed’in asm Hz. Zeynep’le ra düğün cemiyetinde Hz Enes'in ra annesi Ümmü Süleym ra bir iki avuç hurmayı yağ ile kavurarak, bir kaba koyup Hz. Enes’le ra Peygamber'e asm gönderdi. Resulullah asm Hz. Enes’e ra dedi ki; “filan filanı çağır! Hem kime rast gelirsen onu da davet et.”Enes ra da kime rast geldiyse çağırdı. Üç yüz kadar sahabe gelip evini ve Suffa mescidini doldurdular. Hz Muhammed asm dedi ki; “Onar onar halka olunuz.” Sonra mübarek elini o az yiyecek üzerine koyup dua etti “buyurun” dedi. Bütün o üç yüz kişi yediler, tok olup ra dedi ki; “Kaldır.” Enes ra demiş ki; “Yiyecek kabını koyduğum vakit mi çoktu, yoksa kaldırdığım vakit mi çoktu fark edemedim.” Sahih-i Buhari 4/234 ve 235 Hz. Ömer ra, Ebu Hureyre ra, Seleme İbn’il Ekva ra ve Ebu Amret El-Ensari ra gibi, çeşitli rivayetlerle diyorlar ki Tebük savaşında ordu aç kaldı. Resulullah’a asm müracaat ettiler. Dedi ki; “Heybelerinizde kalan yiyecekleri toplayınız.” Herkes birer parça hurma getirdi. En çok getiren dört avuç getirebildi. Bir kilime koydular. Seleme ra derki; “Toplanan yiyecekler oturmuş bir keçi kadar ancak vardı.” Sonra Resulullah asm bereketle dua etti. Dedi ki; “Herkes kabını getirsin.” Koştular geldiler. Ordu içinde herkesin kabı doldu. Hem fazla kaldı. Sahabelerden bir ravi demiş “O bereketin gidişatından anladım, eğer arz ahalisi gelseydi, onlara dahi kâfi gelecekti.” Sahih-i Müslim 1/56, hadis no 45 ve 1729 PARMAKLARINDAN ÇEŞME GİBİ SULARIN AKMASINA MİSAL Hz. Cabir ibn-i Abdullah-il Ensari ra beyan ediyor“Biz bin beşyüz kişi Hudeybiye savaşında susadık. Resulullah asm kırba denilen deriden bir kap sudan abdest aldı, sonra elini içine soktu. Gördüm ki, parmaklarından çeşme gibi su akıyor. Bin beş yüz kişi içip kaplarını o kırbadan doldurdular. Salim ibn-i Ebi’l Ca’d ra, Cabir’den ra sormuş “Kaç kişiydiniz?” Cabir ra demiş ki “Yüz bin kişi de olsaydı, yine kâfi gelirdi. Fakat biz, bin beş yüz idik.” Sahih-i Buhari 4/234, 5/156 SULARIN BEREKETLENMESİ İLE İLGİLİ BİR KAÇ MİSAL Muaz ibn-i Cebel ra haber veriyorTebük savaşında bir çeşmeye rast geldik. İp inceliğindeki bir kalınlıkta su akıyordu. Resulullah asm emretti ki “Bir parça o suyu toplayınız” Avuçlarında bir parça topladılar. Resulullah asm o suyla elini yüzünü yıkadı. Sonra suyu çeşmeye koyduk. Birden çeşme çokça aktı. Bütün orduya kâfi geldi. Hatta bir râvi olan imam ibn-i İshak ra der ki gök gürültüsü gibi toprak altında o çeşmenin suyu gürültü yaparak aktı. Resulullah asm Hz Muaz’a ra dedi ki “Bu mucize eseri olan mübarek su devam edip buraları bağa çevirecek, ömrün varsa göreceksin…” ve öyle olmuştur. Sahih-i Müslim 4/1784 ve 1785, 7/60 Buhari, Hz. Bera’dan ra naklediyorHudeybiye savaşında bir kuyuya rast geldik. Biz dört yüz kişiydik. O kuyunun suyu elli kişiyi ancak idare ederdi. Biz suyu çektik. İçinde bir şey bırakmadık. Resulullah asm geldi. Kuyunun başına oturdu, bir kova su istedi; getirdik. Kovanın içine mübarek ağzının suyunu bıraktı ve dua etti. Sonra o kovayı kuyuya döktü. Birden kuyu coştu ve kaynadı, ağzına kadar doldu. Bütün ordu, kendileri ve hayvanları doyuncaya kadar içtiler, kaplarını da doldurdular. Sahih-i Buhari 4/ 234 AĞAÇLARIN EMİRLERİNİ DİNLEMESİ İLE İLGİLİ BİR KAÇ MİSAL Hz. Büreyde ra dedi ki “Biz Resulullah’ın asm yanındayken bir seferde bir Arap geldi. Bir ayet yani bir mucize istedi. Resulullah asm bir ağaca işaret etti. Ağaç sağa sola meylederek köklerini yerden çıkarıp peygamberin huzuruna geldi. “Esselamü aleyke Ya Resulullah” dedi. Sonra o arap dedi “ Yine yerine gitsin” Resulullah asm emretti. Yerine gitti. O arap iman etti. Eş-şifa_Kadı İyaz 1/299 Taif savaşında Resulullah asm gece at üstünde giderken uykusu geliyordu. O halde iken bir Sidre ağacına rast geldi. Ağaç ona yol verip atını incitmemek için ikiye ayrıldı. Resulullah asm hayvan ile içinden geçti. Ta zamanımıza kadar o ağaç iki ayak üstünde muhterem bir vaziyette kaldı. Eş-Şifa_Kadı İyaz 1/301-302 KURU HURMA KÜTÜĞÜNÜN AĞLAMASI Çok meşhur olan bu mucizenin çeşitli rivayetleri vardır. Biz sadece bir tanesini Şerif’te hurma ağacından olan kuru bir direk asm hutbe okurken ona dayanıyordu. Daha sonra minber-i şerif yapıldı. Sonra Resulullah asm o minbere çıkıp hutbesini okumaya başladı. Okurken o kuru hurma kütüğü deve gibi inleyip ağladı. Bütün cemaat işitti. Resulullah asm kütüğün yanına geldi. Elini üstüne koydu. Onunla konuştu teselli verdi. Sonra kütüğün ağlaması durdu. Sahih-i Buhari 2/11, 3/80 DAĞLARIN TAŞLARIN ONA SELAM VERMELERİ VE PEYGAMBERLİĞİNİ TASDİK ETMELERİ Hz. Ali ra diyor ki Resulullah’ın asm peygamberliğinin ilk zamanlarında Mekke civarında beraber gezdiğimizde ağaç ve taşa rast geldiğimiz vakit “Essalamü aleyke Ya Resulullah” diyorlardı. Eş-şifa 1/306-307Resulullah asm hicret ettiği ve kâfirler takibe çıktıkları vakit Huneyn dağına çıktılar. Huneyn dağı dedi “Ya Resulullah benden ininiz. Korkarım benim üstümde sizi vururlarsa Allah ccbana azap eder. Onun için korkarım.” Sevr dağı seslendi “Bana gel, Ya Resulullah.” Eş-şifa_Kadı İyaz 1/308 ASA VE SOPALARIN KILIÇ HALİNE DÖNÜŞMESİ Büyük Bedir savaşında Ukkaşe ibn-il Mihsan-ıl Esedi’nin ra müşriklerle dövüşürken kılıcı kırıldı. Resulullah asm ona kılıcına karşılık kalınca bir değnek verdi. Dedi “Bununla harbet.” Birden değnek Allah’ın izniyle uzun beyaz bir kılıç oldu. Onunla harbetti. Hayatı boyunca ta Yemame savaşında şehit oluncaya kadar o kılıcı boynunda taşıdı. Şu hâdise kesindir, çünkü Ukkaşe ra bütün hayatında onunla iftihar etmiş ve o kılıç “El-avn” imdat ve yardım kılıcı namıyla meşhur olmuş. Eş-şifa_Kadı İyaz 1/222-223 ELİYLE ATTIĞI BİR AVUÇ KUMUN KOCA BİR ORDUNUN GÖZÜNE KAÇMASI “Attığın zaman sen atmadın, ancak Allah attı.” Enfal, 17 Ayetinin sırrıyla Bedir savaşında Resulullah asm bir avuç toprak ile küçük taşları aldı, kâfirler ordusunun yüzüne bir avuç toprak her bir kâfirin teker teker gözüne gitti. Her biri kendi gözü ile meşgul olup hücumda iken birden kaçtılar. Aynı hâdise Huneyn savaşında da gerçekleşmiştir. Ebu Davud hadis no 4508 ve 4509 HASTALARIN VE YARALILARIN ŞİFA BULMASI Sa’d bin Ebi Vakkas’dan ra rivayetleKatade İbn-i Nu’man’ın ra gözüne bir ok isabet etmiş, gözünü çıkarıp, gözünün akı yüzünün üstüne indi. Resulullah asm mübarek şifalı eliyle onun gözünü alıp, eski yuvasına yerleştirdi. İki gözünden en güzeli olarak hiçbir şey olmamış gibi şifa buldu. Eş-şifa_Kadı İyaz 1/322 Hayber savaşında Resulullah asm Hz. Ali’yi ra bayraktar tayin ettiği halde, Hz. Ali’nin ra gözleri hastalıktan çok ağrıyordu. Resulullah asm bir ilaç gibi tükürüğünü onun gözüne sürdüğü dakikada, şifa bularak hiç bir şey kalmadı. Sabahleyin Hayber Kalesi'nin pek ağır demir kapısını çekip, elinde kalkan gibi tutup, Hayber Kalesini feth etti. Sahih-i Buhari 4/58,65 ve 73, 5/23 İbn-i Ebi Şeybe haber veriyor ki Bir kadın bir çocuğu, Resulullah’ın asm yanına getirdi. O çocukta bir bela vardı, konuşamıyordu, aptal idi. Resulullah asm bir su ile mazmaza etti, elini yıkadı. O suyu kadına verdi, çocuğa içirsin ferman etti. Çocuk o suyu içtikten sonra, hastalığından ve belasından bir şey kalmadı. Öyle bir akıl ve kemal sahibi oldu ki, insanların en akıllılarından üstün oldu. Delail-in Nübüvve, Beyhaki 6/82 ÖLÜLERİ DİRİLTMESİ İmam-i Ali’nin mühim ve sadık bir şakirdi olan Hasan-ı Basri haber veriyor ki Bir adam, Resulullah’ın asm yanına gelerek ağlayıp sızladı. Dedi “Benim küçük bir kızım vardı, şu yakın derede öldü, oraya attım.” Resulullah asm ona acıdı. Ona dedi “Gel oraya gideceğiz.” Gittiler. Resulullah asm o ölmüş kızı çağırdı “Ya filane!” dedi. Birden o ölmüş kız, “Lebbeyk ve sa’deyk” dedi. Resulullah asm ferman etti “Tekrar baba ve annenin yanına gelmeği arzu eder misin?” o dedi "Yok, ben onlardan daha hayırlısını buldum.” Eş-Şifa _Kadı İyaz 1/320 Abdullah İbn-i Ubeydullah-il Ensari’den ra haber veriyorlar ki Abdullah demiş Sabit İbn-i Kays ra İbn-i Şemmas’ın Yemame Harbi’nde şehit düştüğü ve kabre koyduğumuz vakit, ben ordaydım. Kabre konurken, birden ondan bir ses geldi “Muhammed asm Allah’ın resulüdür. Hz. Ebu Bekir ra sıddıktır, Ömer ra şehittir. Osman ra ise şefkatli ve masumdur.” Delail-ün Nübüvve _Beyhaki 6/58 HER DUASININ KABUL EDİLMESİ Resulullah asmmeşhur Ebu Katade’ye ra ferman etmiş "Allah ccsenin vechini; yani, kalp ve ruhunu kurtarsın… ve ey Allah’ım onun ömrüne ve saçına mübareklik koy” diye genç kalması için dua etmiş. Ebu Katade ra yetmiş yaşında vefat ettiği vakit on beş yaşında bir genç gibi olduğu, doğru rivayetler ile şöhret bulmuştur. Eş-Şifa_Kadı İyaz 1/327 İbn-i Mes’ud’un ra meşhur kıssasıdır ki İbn-i Mes’ud ra Müslüman olmadan evvel, çobandı. Resulullah asm Ebu Bekir-is Sıddık ra ile beraber İbn-i Mes’ud’un ra keçileriyle bulunduğu yer gitmişler. Resulullah asm, İbn-i Mesud’dan ra süt istemiş. O da demiş "Keçiler benim değil, başkasının malıdırlar.” Resulullah asm demiş “Kısır, sütsüz bir keçi bana getir.” Oda iki senedir yavrusu olmayıp sütü kesilen bir keçi getirdi. Resulullah asm eliyle o keçinin memesini mesh edip dua etmiş. Sonra sağmışlar; halis bir süt almışlar, içmişler. İbn-i Mes’ud ra bu mucizeyi gördükten sonra iman etmiş. Sahih-i İbn-i Hibban 8/149 HAYVANLARIN KONUŞARAK O’NA ŞEHADET ETMESİ Hayber savaşında bir Yahudi kadını bir keçiyi pişirip getirmiş. Gayet etkili bir zehir ile zehirlemiş. Resulullah’a asm göndermiş. Sahabeler yemeye başlamışlar. Resulullah asm birden ferman etti Pişirilen keçi bana der ki “Ben zehirliyim” diye haber veriyor. Herkes elini çekti. Fakat o şiddetli zehirin etkisinden, Bişr İbn-il Berra ra aldığı bir tek lokmadan vefat etti. Resulullah asm Zeynep ismindeki o kadını çağırdı. Dedi ki “Neden böyle yaptın?” o kadın dedi “Eğer peygamber isen sana zarar vermeyecek; eğer padişah isen insanları senden kurtarmak için yaptım.” Bazı rivayette onu öldürtmemiş, bazı rivayette ise öldürtmüştür. Ehl-i hakikat demiş ki Kendi öldürtmemiş; fakat Bişr’in ra yakınlarına verilmiş, onlar öldürmüşler. Sahih-i Buhari 2/121, 3/114Çok meşhur bir kurt hadisesi Bir kurt, keçilerden birisini tutmuş; çoban kurdun elinden kurtarmış. Kurt demiş "Allah’tan korkmadın benim rızkımı elimden aldın.” Çoban demiş "Acâip! Kurt hiç konuşur mu?” Kurt ona demiş "Acaiplik senin halindedir ki, bu yerin arka tarafında bir zat var; sizi cennete davet ediyor, peygamberdir onu tanımıyorsunuz.” Çoban kurda demiş "Ben gideceğim fakat kim benim keçilerime bakacak?” Kurt demiş “Ben bakacağım.” Çoban çobanlığı kurda devredip gelmiş. Resulullah’ı asm görmüş iman etmiş. Sonra sürüsünün başına geri dönmüş. Kurdu sürüye hiçbir zarar vermemiş halde çoban olarak görmüş. Kurt çobana üstatlık ettiği için ona bir keçi kesmiş. Delail-ün Nübüvve_ Ebu Nuaym 2/373 CİNLERİN ONU TANIMALARI VE ŞEHADET ETMELERİ Hz. Ömer’den ra meşhur bir haberdir ki, demiş “Biz Resulullah’ın asm yanında iken, ihtiyar şeklinde, elinde bir asa, “Hame” isminde bir cin geldi, iman etti. Resulullah asm ona kısa surelerden birkaç sureyi ders verdi. Dersini aldı, gitti.” Eş-Şifa 1/362 MELEKLERİN O'NUN ASM EMRİNE İTAAT ETMELERİ Bedir Savaş’ında beş bin melek Kur'ân’ın emriyle önde sahabeler gibi O’na asm hizmet edip asker olmuşlar. Hatta o melekler diğer melekler içinde Bedir’de savaşanlar gibi şeref kazanmışlardır. Sahih-i Buhari 7/242Hz. Hamza ra Resulullah’dan asm niyaz etti ki “Ben Cebrail’i as görmek istiyorum.” Resulullah asm Kâbe’de ona gösterdi. Dayanamadı bayıldı yere düştü. El-Hasais-ül Kübra_Suyuti 1/311 ALLAH CC TARAFINDAN MUHAFAZA EDİLİŞİ Ebu Cehil yemin etmiş ki “Ben secdede Muhammed’i görsem, taşla O’na vuracağım.” Büyük bir taş alıp gitmiş. Secdede gördüğü vakit elini kaldırıp vuracak iken elleri yukarıda kalmış. Resulullah asm namazını bitirdikten sonra kalkmış; Ebu Cehil’in eli çözülmüş. Sahih-i Müslim Hadis no 2797 Ebu Bekir Sıddık ra haber veriyor ki “Tebbet yedâ ebi leheb” suresi nazil olduktan sonra, Ebu Leheb’in karısı Ümm-ü Cemil denilen “Hammalet-el Hatap” bir taş alıp, Mescid-i Haram’a gelmiş. Ebu Bekir ra ile Resulullah asm orada oturuyorlarmış. Gözü Ebu Bekir’i ra görüyor, soruyor “Ya Eba Bekir! Senin arkadaşın nerede? Ben işitmişim ki, beni hicvetmiş. Ben görsem bu taşı ağzına vuracağım.” Yanında iken Hz. Peygamber'i asmgörmemiş. Sahih-i İbn-i Hibban 8/152 KUTSAL KİTAPLARIN O’NA ASM İŞARET ETMELERİ İncil’deki Hz. Muhammed’e asm işaret eden ayetler Hz. İsa as demiş “Eğer beni seviyorsanız, benim size edeceğim vasiyetimi muhafaza ediniz. Ben Rabb-i Teala’dan istiyorum ki, size son Faraklit’i ki sizinle ebede kadar sebat içinde devam etsin.” Yuhanna incili ıshah Yuhanna İncil’inin on altıncı bab ve yedinci ayeti şudur “Şimdi ben size hak olarak söylüyorum ki, benim ayrılıp gitmem size hayırlıdır. Eğer ben sizden ayrılıp Rabbinize gitmezsem Faraklit size gelmeyecektir.” Faraklit “paraklit” kelimesinin övülmüş, hak ile batılı birbirinden ayıran, tesellici ve yardımcı gibi manaları vardır. Hz. İsa’dan sonra ise bu özellikleri üzerinde taşıyan tek şahıs Hz Muhammed’tir. Yuhanna İncil’i on altıncı bab on iki ve on üçüncü ayetler “Size daha çok söyleyeceklerim var, ama şimdi bunlara dayanamazsınız.” “Ne var ki O, yani Gerçeğin Ruhu gelince, sizi her gerçeğe yöneltecek. Okendiliğinden konuşmayacak, yalnız işittiklerini söyleyecek ve gelecekte olacakları size bildirecek.” Tevrat’taki Hz. Muhammed’e asm işaret eden ayetler “Hz. İsmail’in as validesi olan Hacer evlat sahibesi olacak ve onun evladından öyle birisi çıkacak ki o veledin eli umumun fevkinde olacak. Ve umumun eli huşu ve itaatle ona açılacak.” Sefrü’t tekvin ıshah17 “Rabb, Sina’dan geldi ve onlara Sair’den doğdu, Faran dağında parladı.” Tensiye 332 Ayetin üçüncü kısmı, ahir zaman peygamberi Muhammed’i asmanlatmaktadır. Cenab-ı Hakk’ın Sina’dan gelmesinden maksat, Tur’i Sina’da Hz. Musa’ya as Tevrat'ı indirmesidir. Sair’den doğması Hz. İsa’ya as İncil’i vermesidir. Çünkü Hz. İsa as Şam’da Sair civarı köylerinden Nasıra’da bulunduğu sıradakendisine İncil’in indirildiği bilinmektedir. Faran dağından parlaması da, Hz. Muhammed’e asm Kur'ân’ı indirmesidir. Bu da ahir zaman nebisi Muhammed’in asm geleceğini haber veren en büyük bir müjdedir. Faran Mekke'nineski kitabının Hz. İsmail as hakkındaki; “Ve Faran çölünde oturdu.” Tekvin 21-21.. ayeti bunu ispat ediyor. Çünkü Hz. İsmail, annesi Hz. Hacer’le Mekke’de oturdu. Zebur’da ki Hz Muhammed’e asm işaret eden ayetler “Ey Allah’ım! Sünneti yaşayıp yaşatacak birisini gönder ta ki insanlar bilsinler ki o da bir beşerdir.”Zebur’un yetmiş ikinci babında şu ayet var“Denizden denize malik ve nehirlerden… Dünyanın sonuna kadar malik ola… Ve kendisine Yemen ve Cezayir padişahları hediyeler götüreler. Ve padişahlar ona secde edip boyun eğeler. Ve her vakit ona salat ve her gün kendisine bereketle dua oluna. Ve nuru Medine’den parlaya. Ve zikri sonsuza dek devam ede… O’nun ismi güneşin vücudundan evvel mevcuttur. Onun adı güneş durdukça yayıla.”Acaba Hz. Davut’tan as sonra Hz. Muhammed’den asm başka gelen hangi peygamber doğudan batıya kadar dinini yaymış. Hangi peygamberin, padişahlar secde eder gibi hükmü altına girmiş. Hangi peygamber, her gün insanların beşte birinin dualarını kazanmış ve nuru Medine’den parlamıştır? Yukarıda zikredilen ayetler Kutsal kitaplarda Hz. Muhammed’e asm dair olan ayetlerin yalnızca bir kısmıdır. KÂHİNLERİN HABER VERMELERİ Şıkk isminde meşhur bir kâhindir ki; bir gözü, bir eli, bir ayağı varmış. Adeta yarım insan… İşte o kâhin kat’i bir surette Hz. Muhammed’in asm peygamberliğini mükerreren söylemişti. Eş-Şifa_Kadı İyaz 1/365 Meşhur Şam kâhini Satih’dir ki; kemiksiz adeta azasız bir vücut, yüzü göğsü içinde olan çok da yaşamış bir kâhindir. Gelecekten verdiği doğru haberler o zamanda şöhret bulmuş. Hatta Kisra yani Fars padişahı gördüğü garip rüyayı ve Hz. Muhammed’in asm doğumu hengâmında sarayın on dört şerefesinin düşmesinin sırrını Satih’ten sormak için Muyzan denilen alim bir elçisini göndermiş. Satih demiş "On dört zat sizlerde hakimiyet edecek, sonra saltanatınız mahvolacak. Hem birisi bir din ile gelecek. İşte o sizin din ve devletinizi kaldıracak!” diyerek Kisra'ya haber göndermiş. Delail-ün Nübüvve _Beyhaki 2/126-129 PEYGAMBERLİĞİNDEN ÖNCE HATİF DENİLEN CİNNİLERİN O’NU ASM HABER VERMESİ Zeyyab İbn-ül Harise ra Hatif-i cinni üç kere “Ey Zeyyab, Ey Zeyyab, Ey Zeyyab! Acayiplerin acayibi bir haberi işit ki; Muhammed asm kitap ile gönderilmiş. Mekke'de İslam’a davet için halkı çağırdığı halde O’na asm icabet edenler yok gibidir.” Diye bağırmış. Onu ve başkalarının İslam’a girmelerine sebep olmuş.Es-siret-ül Halebi 1/335-337 KENDİSİNDEN ÖNCE GELMİŞ ALLAH DOSTLARININ HABER VERMESİ Yemen padişahlarından Tübba’, Resulullah’ın asm vasıflarını eski kitaplarda görmüş, iman etmiş. Şöyle bir şiirini ilan etmiş“Ben Hz Ahmed’e asm şahitlik ederim ki; O peygamberdir. Her şeyin yaratıcısı olan bir Allah’ın peygamberi…Eğer benim ömrüm O’nun ömrüne kadar uzanmış olsaydı, ben O’na vezir ve amcazade olurdum. Hem onun önünde kılıçla O’nun düşmanlarına karşı mücadele eder ve O’nun kalbindeki bütün sıkıntıları izale etmeye çalışırdım.” Eş-Şifa 1/363 İlk vahiy geldiği sırada Resulullah asm telaş etmiş. Hatice-i Kübra ra o hâdiseyi meşhur Varaka ibn-i Nevfel’e ra anlatmış. Varaka demiş “O’nu bana gönder!” Resulullah asm O’nun yanına gitmiş, olanları anlatmış. Varaka ra demiş “Telaş etme! O halet vahiydir. Sana müjde! Beklenilen peygamber sensin! İsa as seninle müjde vermiş.” Sahih-i Buhari 1/3,6/215 PUTLARIN VE ONLARA KESİLEN KURBANLARIN O’NDAN ASM HABER VERMESİ Abbas ibn-i Mirdas’ın Dumar isminde bir sanemi varmış. O sanem bir gün şöyle bir ses vermiş “Muhammed asm gelmeden evvel bana ibadet ediliyordu. Şimdi Muhammed’in beyanı gelmiş. Daha o dalalet olamaz.” Kenz-ül Ummal 12/472 Hz. Ömer ra İslamiyet’ten evvel putlara kesilen bir kurbandan şöyle bir ses işitmiş “Ey kurban kesenler! Mühim bir iş var. Bir insan açık bir dille Lailaheillallah söylüyor!” Sahih-i Buhari 5/61 DOĞUMU ESNASINDA MEYDANA GELEN OLAĞANÜSTÜ HALLER Doğumunun gerçekleştiği gece hem annesi, hem annesinin yanında bulunan Osman ibn-il As’ın annesi, hem Abdurrahman ibn-i Avf’ın annesinin gördükleri büyük bir nurdur ki; üçü de demişler “Doğum anında biz öyle bir nur gördük ki o nur doğu ve batıyı aydınlattırdı."O gece Kâbe’deki putların çoğu baş aşağı Kisra’nın sarayı o gece sallanıp yıkılması ve on dört şerefesinin kutsanan küçük denizinin o gecede yere bin senedir daima yanan ve sönmeyen mec’usilerin ibadet ettikleri ateşin o gece Fil vakasıdır. Ebrehe namında Habeş padişahı Kâbe’yi tahrip etmek için büyük bir ordu hazırlayıp Mahmud ismindeki oldukça büyük bir fili öne sürerek Mekke’ye doğru gelmiştir. Mekke’ye yaklaştıkları sırada Mahmud ismindeki fil olduğu yerde kalıp hiçbir şekilde hareket etmemiştir. Bütün çabalara rağmen fili yürütememişler ve geri dönmek zorunda kalmışlardır. Cenab-ı Hak ordu geri dönerken Ebabil kuşlarını onların üzerine salmış ve onları mağlup ve perişan etmiştir. Delail-in Nübüvve_Ebu Nuaym Doğumundan çok kısa bir zaman önce olan bu olay gösteriyor ki Hz. Muhammed’in asm doğacağı ve Kâbe’nin bulunduğu mukaddes şehir olan Mekke’yi Allah bizzat kendisi muhafaza ediyor. ÇOCUKLUĞU ZAMANINDA MEYDANA GELEN OLAĞANÜSTÜ HALLER Resulullah asm küçüklüğünde sütannesi Halime-i Sa’diye’nin ra yanında iken Halime ve beyinin şahitlikleriyle; güneşten rahatsız olmamak için, çok defa üstünde bir bulut parçasının ona gölge ettiğini görmüşler ve halka söylemişler bu olay şöhret bulmuş. Eş-Şifa_Kadı İyaz 1/368 Resulullah asm peygamberlik verilmeden önce bir ağacın altında oturdu; o yer kuru idi birden yeşillendi. Ağacın dalları onun başı üzerine eğilip kıvrılarak gölge yapmıştır. Eş-Şifa_Kadı İyaz 1/368
İstiaze Duaları İstiaze, sığınma yardım talep etmek demektir. Beşeriler, Hz. Adem ve Havva’dan itibaren sığınmaya, himayeye muhtaç ve acizdir. İnsanoğlunun ebeveyni olan Hz. Adem ile Havva, Allah’ın “Ey Adem! Sen ve eşin cennete yerleşin, orada dilediğinizden bolca yiyin, ancak şu ağaca yaklaşmayın, yoksa zalimlerden olursunuz” emrini şeytanın oyununa gelerek unutmuş ve Allah’ın emriyle cennetten çıkarılarak, daha düşük bir makama dünyaya düşmüşlerdir. Hz. Adem ve Havva, çaresizlik ve yalnızlık içerisinde hatalarının farkına vardıklarında, Rahman’ın affına ve merhametine sığınmışlardır. Bu sebepten dolayı İstiaze Duaları, ilk dualar arasında yer almaktadır. MucizeDua olarak, alemlere rahmet olarak gönderilen Hatem-ün Nebiyyin Muhammed Mustafa gerek kendi yaptığı, gerekse dostlarına öğrettiği istiaze dualarını bir yazı altında derledik. İstiaze Duaları altın kıymetinde olup, en zor anlarınızda kurtuluşa ermeniz için birer vesiledir. Halis bir kalp, temiz bir niyet ile Allah’a sığının. Rahman, “Ben kırık kalplerdeyim” diye buyurur. Lafı fazla uzatmadan dualarımızı sizlerle paylaşalım diyoruz. Sizlerden ricamız, bu duaları da başkalarına gerek öğreterek, gerek duanın linkini paylaşarak, başka aciz kulların da faydalanmasına aracı olmanızdır. Allah cümlenizden razı olsun. Amin! 1. Dua Ebu Hüreyye, Allah Resulü’nün şöyle dua ettiğini söylemiştir Allahümme inni euzü bike mineş şikakı ven nifakı ve suil ahlak 2. Dua Hz. Aişe bir gece Allah Resulü’nün yatakta bulamadı. Onu el yordamıyla aramaya başladı ve o sırada eli ayaklarının tabanlarına değdi. Ayaklarını dikmiş vaziyette secde halinde Peygamber Efendimiz şöyle dua ediyordu Allahümme innî eûzü biridâke min sehatike ve bimuâfâtike min ukûbetike ve eûzu bike minke Lâ uhsî senâen aleyk. Ente kemâ esneyte alâ nefsik. 3. Dua Ebu Hureyye, Peygamber Efendimiz’inşöyle dua ettiğini işitmiştir Allâhümme innî e’ûzü bike minel-fakri vel-kılleti ve’z-zilleti ve e’ûzü bike min en azlime ve uzlem. 4. Dua Hz. Peygamber torunları Hz. Hasan ve Hüseyin için şöyle dua ederdi Euzu bi kelimâtillâhi’t-temmeti min kulli şeytanin ve hemmetin ve min külli aynin lammeh. 5. Dua Şekel bin Humeyd Hz. Peygamber giderek, Allah’a sığınacak bir dua öğretmesini istemiştir. O da şu duayı öğretmiştir Allâhümme innî eûzü bike min şerri semî ve min şerri basarî ve min şerri lisânî ve min şerri kalbî ve min şerri meniyyî 6. Dua Zeyd İbni Erkam’dan rivayet edildiğine göre Resûlullah şöyle dua ederdi Allâhümme innî eûzü bikemine’l-aczi ve’l-keseli ve’l-buhli ve’l-heremi ve azâbi’l-kabr. Allâhümme âti nefsî takvâhâ, ve zekkihâ ente hayrü men zekkâhâ, ente veliyyühâ ve mevlâhâ. Allâhümme innî eûzü bike min ilmin lâ yenfa ve min kalbin lâ yahşa ve min nefsin lâ teşba ve min davetin lâ yüstecâbü lehâ Üveys Veysel Karani’nin Münacatı Münacaat-ı Üveysel-Karani ya da Veysel Karani’nin Münacatı, maneviyat aleminin büyüklerinin ilgi duyduğu çok önemli bir dua bir münacaattır. İnsanın acizliğini, fakirliğini, zayıflığını, muhtaçlığını Allah’a itiraf edip yardım istemesi ve onu Kur’an’da belirttiği esma ve sıfatları ile övme büyüklüğünü takdir etme şeklidir. Şiddetle tavsiye ettiğimiz bir duadır. Siz değerli kardeşlerim; bu münacaatın anlamını bilerek dua ederseniz, o zaman neden bu duaya önem verdiğimizi anlayabilirsiniz. Dünya ve ahiret hayatıyla isteklerinizi bu münacaat ile Allah’tan dileyebilirsiniz. Zaten münacaatın anlamı, Kur’an ayetlerinden ve Esma-i İlahiden oluşan mübarek ve bereketli kelime ve cümlelerle Allah’a yalvarıp yakarmak, dünya ve ahiret selameti ve saadeti için Yüce Allah’tan isteklerini gidermesini istemek demektir. Bediüzaman Saidi Nursi bu münacaatı dualarının arasında sürekli okumuştur. Bizler de onun okumasına sadık kalarak sizlerle paylaşıyoruz. Münacaata başlarken Euzü-Besmele çekilip Allah’a hamdettikten sonra okumaya başlanılmadır. Münacaat bittikten sonra muradınızı isteyebilirsiniz. Her helal istek için okunabilir. Rızık ve kısmet için 7 adet, sağlık ve afiyet için 11 adet, özel istek ve ihtiyaçlar için 21 adet. Üveys Veysel Karani’nin Münacatı Okunuşu Bismillahirrahmanirrahim İlâhi ente rabbî ve enel abd Ve entel haliku ve enel mahlûk Ve enter rezzaku ve enel merzuk Ve entel malikü ve enel memluk Ve entel azizü ve enezzelil Ve entel ğaniyyu ve enel fakir Ve entel hayyu ve enel meyyit Ve entel baki ve enel fani Ve entel kerimu ve enel leim Ve entel muhsinu ve enel müsi Ve entel ğafuru ve enel müznib Ve entel azimu ve enel hakir Ve entel kaviyyu ve enel da’if Ve entel mu’ti ve enes sail Ve entel eminu ve enel haif Ve entel cevadü ve enel miskin Ve entel mücibu ve eneddâ’i Ve enteş şafi ve enel merid Fağfirli zünubi ve tecavez anni veşfi emradi ya Allahu ya kafi. Ya rabbu ya vafi. Ya rahimu ya şafi ya kerimu ya muafi. Fa’fü anni ve an ebi ve ümmi ve rufekaines sadikıne fi hıdmetil kur’ani vel imani ve an üstadina saidin nursi radiyıallahü anhü fa’fü anni min külli zenbin ve afini min külli dain verda anni ve anhüm ebeden bi rahmetike ya erhamerrahimine velhamdü lillahi rabbil alemin. Üveys Veysel Karani’nin Münacatı Manası Bismillâhirrahmânirrahim Ya İlahi! Rabbim Sensin! Çünkü ben abdim. Nefsimin terbiyesinden âcizim. Demek beni terbiye eden Sensin!.. Hem Sensin Hâlık! Çünkü ben mahlûkum; yapılıyorum… Hem Rezzak Sensin!.. Çünkü ben rızka muhtacım; elim yetişmiyor. Demek beni yapan ve rızkımı veren Sensin… Hem Sensin Mâlik! Çünkü ben memlûkum. Benden başkası bende tasarruf ediyor. Demek Mâlik’imiz Sensin… Hem Sen Azîzsin! İzzet ve azamet sahibisin! Ben zilletime bakıyorum; üstümde bir izzet cilveleri var. Demek Sen’in izzetinin âyinesiyiz… Hem Sensin Ganiyyi Mutlak! Çünkü ben fakirim. Fakrımın eline yetişmediği bir gınâ veriliyor. Demek ganî Sensin, veren Sensin… Hem Sen Hayy-ı Bâkî’sin! Çünkü ben ölüyorum. Ölmemde ve dirilmemde, bir daimî hayat verici cilvesini görürüm… Hem Sen Bakisin! Çünkü ben, fena ve zevalimde, Sen’in devam ve bekanı görüyorum… Hem Sen Kerîm’sin, umulmadık yerden ihsan edensin, çünkü ben nankör ve cimriyim bu kadar nimetlerin şükrünü eda edemiyorum, senin rızan dairesinde sarf etmiyorum Hem Sen Muhsîn’sin bütün iyilikler, güzellikler Sendendir, Senden gelir. Çünkü ben kötülük ve günahlara mazharım, suç ve kabahatim çoktur. Hem Sen Gafur’sun, günahları bağışlayansın. Çünkü ben günahlardan kurtulamıyorum, mağfiretin olmazsa kim beni bağışlar, suçlarımı affeder?! Hem Sen Azim’sin, azamet sahibisin. Çünkü ben hakirim, Sen olmazsan bir hiçim, hiçbir şeref ve değere sahip değilim. Hem Sen Kavî’sin, her şeye gücün yeter. Çünkü ben zaifim, Senin yardımın olmazsa hiçbir şeye gücüm yetmez. Hem cevap veren, atiyye veren Sensin! Çünkü biz umum mevcudat, kalî ve hâlî dillerimizle daimî bağırıp istiyoruz; niyaz edip yalvarıyoruz. Arzularımız yerlerine geliyor; maksudlarımız veriliyor. Demek bize veren Sensin. Hem Sen Emin’sin, Çünkü ben korkuyorum, ancak Seninle emniyet bulurum. Kalplere huzur, akıllara güven veren Sensin, sana korku arız olmaz. Hem Sen Cevad’sın, cömertsin. Çünkü ben ihsanına muhtacım, Sen ise bol bol verensin, atıyyen bitmez hazinen tükenmez, Hem Sen dualara icabet eden Mücib’sin. Çünkü dua edip yardıma muhtaç olan benim. Kabul buyurmazsan hangi kapı var gideyim. Hem Sen Şafîsin, bütün maddî manevî hastalıklara şifa verensin. Çünkü ben hastayım, türlü türlü illet ve hastalıklara müptelayım. İşte Sen günahlarımı mağfiret et, suçlarımı bağışla, her türlü hastalığıma şifa ver, ya Allah, ya Kâfî, ya Vafî sözünde duran, ya Rahîm, ya Şâfî, ya Kerim, ya Muâfî afiyet veren! Beni, ana babamı, hizmet-i Kur’aniyye ve imaniyyede sadık arkadaşlarımı, Üstadım Said Nursî’yi affına mazhar kıl. Her günahtan beni affeyle, her hastalıktan bana şifa ve afiyet ver. Ey merhamet edenlerin en merhametlisi erhamürrahimin, rahmetinle benden ve onlardan ebediyyen razı ol. Hamd olsun Âlemlerin Rabbi olan Allah’a. Üveys Veysel Karani’nin Münacatı Arapçası Daha önce sitemizde yayımladığımız faziletli münacatları tecrübe etmek isterseniz lütfen BURAYI tıklayınız. NOT Sadece Youtube kanalımızda yayınladığımız faziletli dua ve diğer video paylaşımlarımızı kaçırmamak için lütfen BURADAN kanalımıza abone olmayı sakın ihmal etmeyin. Duaların Şahı Şahmeran Duası Şahmeran Duası her kim tarafından her ne maksatla okunursa, dileği yerine getirilir. Bu duaya Şahmeran Duası denilmesinin nedeni de, duaların şahından gelmektedir. Duaların Şahı Şahmeran Duasını okuyanın kısmeti açılır, satılmayan malı satılır, ticarette başarılı olur ve psikolojik rahatsızlıklarla, evham ve vesveseden kurtulur. Her hangi bir helal niyet için okunulursa, okuyan kişinin haceti hemen yerine getirilir, isteğine kavuşur. Duaların Şahı Şahmeran Duasının tesiri çok büyüktür. Sayısız kere tecrübe edilmiştir. Çünkü bu duada Yüce Allah’ın azametli isimleri geçmektedir. Duanın terkibi Allah’ın bu isim ve sıfatları üzerinedir. Tüm kalbinizle inanarak ve içtenlikle okuyunuz. Bu duayı vird olarak okuyabilirsiniz. Sabah ve akşam günde en az 2 defa okumalısınız. Duaların Şahı Şahmeran Duası Uygulanışı İlk gün okumaya başlamadan evvel gecenin 3/4 lük kısmında 2 rekat hacet namazı kılınır ve hacet için niyet edilir. Diğer günlerin okumalarında, niyet akılda tutularak dua edilir. Tüm okumalara besmele ile başlanarak abdestli olarak okunulmalıdır. Faziletleri ve Adetleri 1- İşe girmek, iş sahibi olmak ya da bir iş başarmak için günde 7 defa olmak üzere 7 gün süreyle okunursa, biiznillah haceti yerine getirilir. 2- Kısmetinin açılmasını isteyen kişi, ikindi namazından sonra kıbleye dönük oturarak 21 kere okursa, Allah’ın izniyle kısmeti açılır. 3- Satılmayan mal için, ikindi namazından sonra kıbleye dönük oturarak 11 kere okursa, biiznillah o mal satılır. 4- Psikolojik rahatsızlıklar ve manevi hastalıklar için 21 gün boyunca günde 21 kere okunmalıdır. 5- Korku, panik atak ve depresif durumlar için keza 21 kere defa okunarak 21 gün boyunca devam edilmelidir. Özellikle sabah ve ikindi namazlarının akabinde kıbleye dönük oturarak okunulmalıdır. 6 – Evham, vesvese gibi durumlarda yine 21 gün boyunca günde 21 defa okunursa, biiznillah bu dertlerden okuyan kurtulur. Sabah ve ikindi namazlarından sonra kıbleye karşı oturarak okunulmalıdır. Duaların Şahı Şahmeran Duası Okunuşu Bismillahirrahmanirrahim Allahu la ilahe illa hüvel hayyul kayyum Allahu la ilahe illa huvel aliyul hakim Allahu la ilahe illa huves semiul alim Allahu la ilahe illa huver rahmanür rahim Allahu la ilahe illa huvel vahidul ehad Allahu la ilahe illa huvel ferdül varid Allahu la İlahe illa huver raufur rahim Allahu la ilahe illa huvel azizur rahim Allahu la ilahe illa huvez zahirul batın Allahu la ilahe illa huvel ehadus Samed Allahu la ilahe illa huvel fettahul alim Allahu la ilahe illa huvel azizul alim Allahu la ilahe illa huvel hannanul mennanul deyyan Allahu la ilahe illa huvel kadir’ul kahir Allahu la ilahe illa huver rafiul alim Allahu la ilahe illa huver rabbül arşil azim Allahu la ilahe illa huvel melikul kuddüs Allahu la ilahe illa huvel hamdul mübin. Allahu la ilahe illa huvel baisul varis Allahu la ilahe illa huvel esmaul hüsna Huvel hayyu la ilahe illa huve fadiu muhlisine lehuddin Subhane birahmetike ya erhammerrahimin Velhamdu lillahi rabbil alemin. Sitemizde yayımladığımız diğer faziletli duaları tecrübe etmek isterseniz lütfen BURAYI tıklayınız. NOT Sadece Youtube kanalımızda paylaşacağımız sırlı duaları ve dahi diğer videoları kaçırmamak için kanalımıza lütfen BURADAN abone olmayı unutmayın. Teşekkürler! Hizbul Bahr Duası Hizbul Bahr Duası çok hikmetli mucizelere kadir bir duadır. İmam Şazili Hazretleri tertip etmiştir. Bu dua okunurken abdestli, oruçlu ve temiz elbiseli olunmasında büyük fayda vardır. Özellikle oruçlu ağızla okunan Hizbul Bahr Duası Allah nezdinde tez zamanda kabul görür. Bu duanın çok faziletleri mevcuttur. Bilhassa maddi borçları çok olan kardeşlerimizin bu duaya sarılmalarını tavsiye ederiz. Ümidini kesmeden, her gün inanarak bu duaya devam edilirse, Allah-u Teala o kişiye ödeme kolaylığı yaratacaktır. Unutmayınız ki, Latif olan Allah Azze ve Celle’nin kullarına lütufları çoktur. Lakin kullar O’na layık olmalı ve istemeyi bilmelidir. Eceli gelmemiş hastaya 3 gün boyunca 25 kere okunursa, hasta biiznillah iyileşir. Sıkıntılı, gaflet içinde olan kişiler de bu duayı okuyarak, feraha kavuşur. Ayrıyeten, bu duanın okudunduğu ev sürekli doğal afetlerden güven içinde olur. Hizbul Bahr Duasını hiç bırakmadan her gün boyunca en az bir kere okuyan kişi suda boğulmaz, doğal afetlerden korunur, yangında yanmaz ve hırsızlıktan da emin olur. Bir kişi bu duayı her sabah namazının akabinde okursa, müstecap kişiler arasında değeri çok yüksek olur ve kadri yücelir. Ayrıca o kişiye büyü tutmaz, cinler musallat olamaz. Hiç şüphesiz ki bu duayı hiç bırakmadan okuyan kişiye Allah-u Teâlâ lütfunu verir ve kimseye muhtaç bırakmaz. Şeyh Muhammed İzmiri, Hizbul-Bahr üzerine Arapça olarak yazmış olduğu şerhin tercümesinde şöyle buyuruyor; “Bu hizbi şerif, kalplerin şifası olup üzüntü ve sıkıntıları giderir. Kalplerde olan manevi hastalıklara şifa, üzüntü ve meşakkatlere devadır. Allah dualarımızı kabul etsin. Hizbul Bahr Duası Okunuşu Bîsmîllahîrrahmanîrrahîm. Allahümme ya alîyyü, ya azıymü, ya alîm. ente rabbî ve ılmüke hasbî. fe nı’mer rabbü rabbî ve nı’mel habsü hasbî. Tensuru men teşaü ve entel azîzür rahıym. nes’elükel ısmete fîl harekatî ves sekenatî vel kelîmatî vel îradatî vel hataratî mînez zünunî ves şükukî vel evhamîs satıratî lîl kulubî an müteatîl ğuyub. Fe kadîbtü lîyel mü’mînune ve zülzîlu zîlzalen şedîda. ve îz yekulül münafîküne vellezîne fî kulubîhîm meradün ma veadenallahü ve rasulühu îlla ğurura. Fe sebbîtna vensurna ve sahhîr lena hazel bahra kema sahhartel bahra lî musa ve saharten nara lî îbrahîme ve sahhartel cîbale vel hadîde lî davude ve sahhater rîha veş şeyatıyne vel cînne lî süleymane ve sahhîr lena külle bahrîn hüve leke fîl ardı ves semaî vel mülkî vel melekutî ve bahred dünya ve bahral ahıratî ve sahhîr lena külle şey’în ya men bî yedîhî melekutü küllî şey’în kaf ha ya ayn sad 3 kere tekrarlanacak Ünsurna fe înneke hayrun lena fe înneke hayrul fatîhıyn. vağfîr lena fe înneke hayrul ğafîrîn. verhamna fe înneke hayrur rahımîn. verzukna fe înneke hayrur razîkıyn. Vehdîna ve neccîna mînel kavmîz zalîmîn. ve heblena rıyhan teyyîbeten kema hîye fî ılmîke venşurha aleyna mîn hazaînî rahmetîke vahmîlna bîha hamlel kerametî meas selametî vel afîyetî fîd dînî ved dünya vel ahıratî înneke ala küllî şey’în kadîr. Allahümme yessîr lena ümurana mearrahatî lî kulubîna ve ebdanîna ves selametî vel afîyetî fî dînîna ve dünyana. ve kün lena sahıben fî seferîna ve halîfeten fî ehlîna vatmîs ala vücuhî adaîna vemsah hüm ala mekanetîhîm fe la yestetıy’unel mudıy’e ve lel mecîe îleyna ve lev neşaü letamesna ala a’yünîhîm festebekus sırate fe enna yübsırun. Ve lev neşaü lemesahnahüm ala mekanetîhîm fe mestetaü mudîyyen ve la yercîun. Yasîn vel kur’anîl hakîm înneke lemînel mürselîne ala sıratîn müstekıym. tenzîlel azızîr rahîm. lî tünzîra kavmen ma ünzîra abaühüm fe hüm ğafîlün. le kad hakkal kavlü alal ekserîhîm fe hüm la yü’mînune înna cealna fî anakıhîm ağlalen fe hîye îlel ezkanî fe hüm mukmehun. ve cealna mîn beynî eydîhîm sedden ve mîn halfîhîm sedden fe ağşeynahüm fe hüm la yübsîrun. şahetîl vucüh.3 defa tekrar Ve anetîl vücuhü lîl hayyîl kad habe men hamele zulma. ta sîn îm. ha mîm ayn sîn kaf. meracel bahraynî yeltekıyan. beynehüma berzahun la yabğıyan. ha mîm, ha mîm, ha mîm, ha mîm, ha mîm, ha mîm,ha emru ve caen nasru fealeyna la yünsarun. ha mîm tenzîlül kîtabî mînellahîl azızîl alîm. ğafîrîz zenbî ve kabîlît tevbî şedîdîl la îlahe îlla hu îleyhîl masıyr. Bîsmîllahî babüna tebarake hıytanüna yasîn sakfüna kaf ha ayn sad kîfayetüna, ha mîm ayn sîn kaf hımayetüna, fe seyekfîke hümüllahü ve hüves semıul alîm. 3 defa tekrar Sîtrul arşî mesbulün alyne ve aynüllahî nazıratün îleyna bî havlîllahî la yukderu alyne vellahü mîn veraîhîm muhıyt. bel hüve kur’anün mecîd. fî levhın mafuz. Fallahü hayrun hafîzan ve hüve erhamür rahımîn.3 defa tekrar İnne velîyyîyellezî nezzel kîtabe ve hüve yetevelles salîhıyn.3 defa tekrar Hasbîyellahü la îlahe îlla hü , aleyhî tevekkeltü ve hüve rabbül arşîl azîym. 3 defa tekrar. Bîsmîllahîllezî la yedurru measmîhî şey’ün fîl erdı ve la fîs semaî ve hüves semıul alîm. 3 defa tekrar Ve la havle ve la kuvvete îlla bîllahîl alîyyîl azıym. 3 defa tekrar Ve sallellahü ala seyyîdîna muhammedîn ve alîhî ve sahbîhî ve selleme teslîmen vel hamdü lîllahî rabbîl alemîn Hizbul Bahr Duası Anlamı Bismillahirrahmanirrahim Ey yüce, ey azamet sahibi, ey halim ve ey bilen! Sen benim rabbimsin ve senin ilmin bana yeter. Ne güzel rabdir benim rabbim. Ve ne güzeldir bana yeten! Dilediğine yardım edersin, sen, üstünsün ve merhamet sahibisin. Hareketlerde, duruşlarda, sözlerde, isteklerde, akla gelebilen ve kalpleri gaipleri mütala etmekten alıkoyup perdeleyen vehim, zan ve şüphe gibi düşüncelerde senden masumiyet ve koruma istiyoruz. “şüphesiz müminler sınandılar ve şiddetli bir sarsıntı geçirdiler. O zaman münafıklar ve kalplerinde hastalık bulunanlar şöyle diyorlardı Allah ve rasulü bize aldanmadan başka bir şey vaat etmedi.” Bize sebat ver, bize yardım et ve Musa’ya denizi, İbrahim’e ateşi, Davud’a dağları ve demiri, Süleyman’a rüzgarı ve cinleri musahhar kıldığın gibi bu denizi de bize musahhar kıl. Yerde ve gökte, mülkte ve melekutta olan senin bütün denizlerini, dünya ve ahiret denizlerini bize musahhar kıl. Ey her şeyin melekutu elinde olan her şeyi bize musahhar kıl. Kaf. Ha. Ya. Ayn. Sad. [3 defa] bize yardım et, çünkü sen yardım edenlerin en hayırlısısın. Bize fetih ver, çünkü sen fethedenlerin en hayırlısısın. Bizi bağışla, çünkü sen bağışlayanların en hayırlısısın. Bize merhamet et, çünkü sen merhamet edenlerin en hayırlısısın. Bizi rızıklandır, çünkü sen rızık verenlerin en hayırlısısın. Bize hidayet ver, bizi zalim topluluktan kurtar. İlminde olduğu gibi bize tertemiz bir rüzgar ver. Onu rahmetinin hazinelerinden üzerimize yay, bizi onunla şerefli, din, dünya ve ahiret bakımından selametli ve afiyette olan kimseler olarak taşı. Çünkü senin her şeye gücün yeter. Allah’ım! Kalplerimizin ve bedenlerimizin selameti, dinimizin ve dünyamızın selamet ve afiyeti ile birlikte işlerimizi bize kolaylaştır. Yolculuğumuzda bize yoldaş ve ailemiz arasında vekilimiz ol. Düşmanlarımızın gözlerini bize karşı körelt. Onları oldukları yerde başka şekle sok. Artık yürüyemesinler, bize gelemesinler. “Dilesek onların gözlerini büsbütün kör ederdik. O zaman doğru yolu bulmaya koşuşurlar, ama nasıl göreceklerdi. Eğer dilesek oldukları yerde onların şekillerini değiştirirdik de ne ileriye gitmeye güçleri yeterdi ne de geri gelmeye!” “Yasin. Hikmet dolu Kur’an hakkı için. Sen şüphesiz Rasullerdensin. Sen şüphesiz rasullerdensin ataları uyarılmamış, bu yüzden kendileri de gaflet içinde kalmış bir toplumu uyarman için indirilmiştir. Andolsun ki onların çoğu gafletlerinin cezasını hak etmişlerdir. Çünkü onlar iman etmiyorlar. Biz, onların boyunlarına halkalar geçirdik. O halkalar çenelere kadar dayanmaktadır. Bu yüzden kafaları yukarı kalkıktır. Önlerinden bir set ve arkalarından bir set çektik de onları kapattık, artık göremezler.” Yüzler bakar [3 defa] Yüzler, daima diri ve her şey üzerinde kaim olana boyun eğer. Zulüm taşıyan hüsrana uğramıştır. Ta-Sin. Ha Mim. Ayn Sin Kaf. Buluşmak üzere iki denizi salı verdi. Aralarında bir engel vardır, birbirlerine karışmazlar. Hamim. Hamim. Hamim. Hamim. Hamim. Hamim. Hamim. İş kızıştı ve yardım geldi. Artık bize üstünlük kuramazlar. Hamim. Kitabın indirilmesi üstün ve bilen Allah tarafındandır. O günahları bağışlayan, tevbeleri kabul eden ve cezası şiddetli olandır. Sınırsız kudret sahibidir. O’ndan başka ilah yoktur. Dönüş ancak O’nadır. “Bismillah” kapımız, “tebareke” duvarımız, “yasin” çatımız, “Kaf Ha Ya Ayn Sad” kifayetimiz yeter bize, Ha Mim Ayn Sin Kaf himayemizdir. Onlara karşı Allah sana yetecektir. O, işitendir, bilendir. [3 defa]. Arşın örtüsü üzerimize serilmiştir. Allah’ın gözü bize bakıyor gözetimindeyiz. Allah’ın kudretiyle bize güç yetiremeyeceklerdir. Allah, onları ötelerinden kuşatmıştır. Bilakis o, ulu bir Kur’andır. Levh-i mahfuzdadır. Allah en iyi koruyandır. O, merhamet edenlerin en iyisidir. Benim velim Kitabı indiren Allah’dır ve salihleri veli edinir. [3 defa] Allah bana yeter. O’ndan başka ilah yoktur. O’na tevekkül ettim. O, büyük arşın Rabbidir. [3 defa] Yerde ve göklerde ismiyle beraber hiçbir şeyin zarar vermediği Allah’ın ismiyle. O, işitendir, bilendir. [3 defa ] Yüce ve azamet sahibi olan Allah’dan başka güç ve kudret kaynağı yoktur. [3 defa] Efendimiz Muhammed’e, ehl-i beytine ve ashabına salat ve selam olsun. Alemlerin rabbi olan Allah’a hamdolsun. AMİN… Hizbul Bahr Duası Arapçası Berat Gecesi Okunacak Dua Berat Gecesi, Peygamber Efendimiz SAV’in ana karnına intikal ettiği ve rağbet bulduğu bir gecedir. Bu gece Hz. Allah’ın rahmeti çoşar ve taşar. Bu geceya ait çok bol rahmetler vaat edilmiştir. Berat Gecesi Şaban-ı Şerif’in onbeşinci akşamıdır. Bu gece akşam namazından sonra ikişer rekatlık olmak üzere, toplamda 6 rekat namaz kılın. Her rekatta 1 Fatiha ve 6 İhlas suresi okuyun. Selam verdikten sonra 1 kere Yasin Suresi ve her birinin ardından bu Berat Gecesi Okunacak Dua okunur. Birinci Yasin-i Şerif’i bitirdikten sonra bu duaya başlarken Allah’ın sevdiği kullarından olmayı niyet edin. İkinci kere okurken hayırlı ömür sahibi olmaya niyet edin. Üçüncü ve son kere okurken kaza ve belalardan emin olmak, hayırlı rızık için niyet edin. Bu geceyi Müminler bir hazine olarak bilmelidirler. Bütün senenin kaza ve belaları bu geceye yeryüzüne indirilir. Her önemli meselin karara bağlanan bir gecedir. Bu gece edilen dua kıyamet gününe kadar kaza ve bela ile kapışır. Allah-u Teala bu gece tüm inananlara nazar eder. Berat Gecesi Okunacak Dua Bismillâhirrahmânirrahım. Allâhümme yâ zel menni velâ yümennü aleyke. Yâ Zel celâli vel ikrâm, yâ zettavli vel-in’âm. Lâ ilâhe illâ ente sübhâneke yâ zahîrer râcîne, ve yâ cârel müstecîrîn, ve yâ emânel hâifin, ve yâ delîlel mütehayyirîn, ve yâ ğıyâsel müsteğısîn, ve yâ erhamer râhımîn. Allâhümme in künte ketebtenî fi ümmil kitâbi ındeke şekıyyen, femhu annî ismeş şekâveti. Ve İn künte ketebtenî fi ümmil kitâbi ındeke mahrûmen mukteran aleyye rizkıy femhu annî hırmânî ve takdîra rizkı, vektübnî ındeke ğaniyyen müveffekan lil hayrı müvessian aleyye rizkı, fe inneke külte fi ümmil kitâbi yemhullâhü mâ yeşâü ve yüsbitü ve ındehû ümmül kitâbi, İlâhî bittecellil a’zamifi leyletin nisfi min şa’bânel mükerramille yüfraku fihâ küllü emrin hakîmin ve yübramü, ikşif annî minel belâi mâ a’lemü ve mâ lem a’lem, vağfir lî mâ ente bihî a’lem, inneke entel eazzül ekramü, ve sallellâhü alâ seyyidinâ muhammedin ve alâ âlihî ve sahbihî ve sellim. Anlamı Rahman ve Rahıym Allah’ın adıyla, Ey kullarına sayısız lütuf ve ihsanlarda bulunan onların karşılığına ihtiyacı olmayan Allah’ım. Ey Celal ve ikram sahibi! Ey kudret ve nimet sahibi, Senden başka ilah yok, ancak Sen varsın. Ey umanların yardımcısı, ey barınmak isteyenlerim barındırıcısı, ey yardım isteyenlerin yardımcısı ve ey merhamet edenlerin en merhametlisi. Allah’ım, eğer ismimi levh-i mahfuzda şaki, kötü yazdınsa benden kötü ismi gider. Eğer yine ismimi katında mahrum ve rızkımı dar yazdın onu sil ve rızkımı çoğalt, beni zengin yaz, hayr muvaffak kıl, rızkımı genişlet ve çoğalt. Zira se Kur’an-ı Kerim’de buyurdun ki “Allah dilediğin mahveder, dilediğini de bırakır. Ana Kitap O’nun yanındadır.” İlahi, Berat gecesinde, Şa’ban ayının yarısında yüce tecellini izhar et. O mübarek gece ki “O gece hikmetli her iş nezdimizden sadır olan bir emir ile ayrılır.” buyurmuşsun. Bildiğim ve bilmediğim belaları üzerimden kaldır Allah’ım. Bildiğin hatalarımı bağışla. Zira Sen Aziz ve Kerim’sin. Allah’ın rahmeti Efendimiz Muhammed ve O’nun âl ve ashabının üzerine olsun. Arapçası Hz. Ebu Bekr es-Sıddık’ın Bir Münaacatı Cûd bi lutfik yâ ilâhî,Menlehû zâdu’l kalîl Muflisun bissıdkı ye’ti,İnde bâbike ya celîl * Zenbuhû zenbun azîmun,Fağfirizzenbe’l azîm İnnehû şahsun garîbun,Müznibun abdun zelîl * Minhû isyânun ve nisyânun ve sehvu ba’de sehvin Minke ihsânun ve fadlun ba’d itâi’l cânibilî * Kale yâ rabbî zünûbî misle ramlin lâ yuâdd Fa’fu annî kulle zenbin fasfahissafha’l cemîyl * Keyfe hâli ilâhî leyse li hayru’l amelî Sû ü a’mâlî kesîrun zâdu tâatî kalîl * Âfînî min külli dâin vagdî ânî hâcetî İnnelî kalben sekîmen ente men yeşfi’l alîl * Kûlli nâri burûdî yâ rabbî fî Hakkî kemâ Kulte kulnâ yâ nârû kûnî ente fî Hakkı’l Halîyl * Ente Şâfî ente Kâfî fî mühimmâti’l umûrî Ente Rabbî,ente hasbî,ente lî ni’mel vekîl * Rabbî heblî kenze fadlin ente Vahhâbun Kerîmun A’tınî mâfî zamiri dullenî hayra’l delîl * Heblenâ mülken kebîran neccînâ mimmâ ne hâfû Rabbenâ inne ente kâdi ve’l münâdî Cebrâîl * Eyne Mûsâ,eyne Îsâ,eyne Yahyâ,eyne Nûh Ente yâ Sıddîku âsî tubilel Mevle’l Celîl Hz. Ebu Bekr es-Sıddık’ın Bir Münaacatı Arapça Yazılışı مُنَاجَاةُ أَبِي بَكْرٍ الصِّدِّيقِ جُدْ بِلُطْفِكْ يَا إِلٰهِي مَنْ لَهُ زَادٌ قَلِيلْ مُفْلِسٌ بِالصِّدْقِ يَأْتِي عِنْدَ بَابِكْ يَاجَلِيلْ ذَنْبُهُ ذَنْبٌ عَظِيمٌ فَاغْفِرِ الذَّنْبَ الْعَظِيمْ إِنَّهُ شَخْصٌ غَرِيبٌ مُذْنِبٌ عَبْدٌ ذَلِيلْ مِنْهُ عِصْيَانٌ وَنِسْيَانٌ وَسَهْوٌ بَعْدَ سَهْوْ مِنْكَ إِحْسَانٌ وَفَضْلٌ بَعْدَ إِعْطَاءِ الْجَزِيلْ قَالَ يَارَبِّ ذُنُوبِي مِثْلَ رَمْلٍ لاَ يُعَدْ فَاعْفُ عَنِّي كُلَّ ذَنْبٍ وَاصْفَحِ الصَّفْحَ الْجَمِيلْ كَيْفَ حَالِي يَا إِلٰهِي لَيْسَ لِي خَيْرُ الْعَمَلْ سُوءُ أَعْمَالِي كَثِيرٌ زَادُ طَاعَاتِي قَلِيلْ عَافِنِي مِنْ كُلِّ دَاءٍ وَاقْضِ عَنِّي حَاجَتِي إِنَّ لِي قَلْبًا سَقِيمًا أَنْتَ مَنْ يَشْفِي الْعَلِيلْ قُلْ لِنَارِي أُبْرُدِي يَا رَبِّ فِي حَقِّي كَمَا قُلْتَ قُلْنَا نَارُ كُونِي أَنْتِ فِي حَقِّ الْخَلِيلْ أَنْتَ شَافِي أَنْتَ كَافِي فِي مُهِمَّاتِ الْأُمُورْ أَنْتَ رَبِّي أَنْتَ حَسْبِي أَنْتَ لِي نِعْمَ الْوَكِيلْ رَبِّ هَبْ لِي كَنْـزَ فَضْلٍ أَنْتَ وَهَّابٌ كَرِيمْ أَعْطِنِي مَا فِي ضَمِيرِي دُلَّنِي خَيْرَ الدَّلِيلْ هَبْ لَنَا مُلْكًا كَبِيرًا نَجِّنَا مِمَّا نَخَافْ رَبَّنَا إِذْ أَنْتَ قَاضِي وَالْمُنَادِي جَبْرَائِيلْ أَيْنَ مُوسَى أَيْنَ عِيسَى أَيْنَ يَحْيَى أَيْنَ نُوحْ أَنْتَ يَا صِدِّيقُ صَادِقْ تُبْ إِلَى الْمَوْلَى الْجَلِيلْ Türkçe Anlamı Lütfunu esirgeme ey Rab bu kuluna ki, azığı pek kalil, İflas etmiş olsa da sadakatle yine kapına geldi ey Celil! Günahı pek büyük; Sen o günahları yarlığa ne olur, Hali de pek acip, hem günahkâr bir abd-i zelîl, Onun ki isyan üstüne isyan, hata üstüne hata, Senden ihsan üstüne ihsan, hem de atâyı cezil, Kum taneleri sayısınca günahlarından Sana sığınıyor, N’olur müsamahanı göster de sil onları ey Cemil! Nice olur halim, yok defterde işe yarar bir fiil, Düşmüşlüğüm çok, taate gelince pek kalil, , Ruhumun yaralarını sar da, hacatıma kıl bir çare, Sen Şafi-i Hakiki, ben de kalbi sakim bir alil. Beni yakan ateşe de berd u selam ol’ de ey Allah’ım, Bir zaman dediğin gibi fi hakk-ı Halil, Sensin Şafi, Sensin Kâfi, evvel-ahir her işte, Ente Rabbi, Ente hasbi, Ente li ni’mei’l Vekil. Cömertliğine yoktur sınır, fazlınla bu kulunu sevindir, Gönlümü şad eyle, göster de en güzel bir delil, Saç rahmetini üzerimize, hem emin kıl korktuğumuzdan, Ya İlahi! Sen’ sin yegâne hüküm sahibi, münadin de Cebrail. , Nerede Musa, nerede İsa, nerede Yahya, nerede Nuh, Sen ey âsî nefis, dön de ara bul bir Mevlayı Celil. NOT Sadece Youtube kanalımızda paylaşacağımız Sırlı ve Faziletli Denenmiş Duaları kaçırmamak için BURADAN abone olmayı lütfen ihmal etmeyin. Sitemizdeki diğer faziletli zikirlerden faydalanmak için lütfen BURAYI tıklayın. Sponsorlu Video
İçeriğe atla Sizinle paylaştığımız bu salavat Şeyh Hamid el-İmadiye Peygamberimiz tarafından rüya yoluyla öğretilmiştir. Faziletli salavatlar arasındadır. Her türlü rahatlık, kolaylık, bereket için günlük 3 ya da 11 defa okunur. Önemli bir hacetininiz varsa Cuma gecesinden başlamak üzere Perşembe Akşam Namazından Sonra bir sonraki Cuma Gecesi de dahil olmak üzere her gece 1000 defa okuyunuz. 1000 defa okuması zor olacaklar mümkün olduğu kadar her gece 100 defa okuyunuz. Hacetinizin kabulünü hızlandırmak için aşağıdaki uygulamayı yapabilirsiniz. Bazı Faziletleri 1- Sabah namazından sonra 333 kere okuyana Allah beklenmediği nimetler verecektir 2- Çıkmazın içindeyseniz gece 2300 dan sonra 221 kere okuyun. Allah bir çıkış yolu gösterecektir 3- Her gün 103 kere okuyanın kalp gözü açılır, Astral Seyahat yapabilir 4- Sihir, büyü yapılmış kişi için bir suya 9 kere okunur ve o kişiye içirilirse büyü bozulur. Yapılacak Uygulama Peygamber Efendimiz Ashabı Bedir Ehline 4 Büyük Melek 4 Büyük Halife Şeyh Abdulkadir Geylani Hz. Tüm Veliyullahlar için 7 adet Fatiha Tevessül 100 adet Tövbe İstiğfar 100 adet Kelime-i Tevhid Bunu da yaparsanız Nurun ala nur olur 100 adet Lâ ilâhe illallàhu vahdehû lâ şerîke leh, lehül-mülkü ve lehül-hamdü ve hüve alâ külli şey’in kadîr der ve aşağıdaki salavatı okumaya başlarsınız. Okunuşu “es-Salâtu ve’s-selâmu aleyke yâ Seyidî yâ Rasûlallah, huz biyedî, kallet hîlletî, edriknî – edriknî – edriknî bi-lûtfike ve keremike yâ sâhibe’l-lûtfi ve’l-ihsani şey’en lillâh”. Mânâsı “Ey seyyidim/efendim, yâ Rasûlallah salât ve selâm senin üzerine olsun. Elimden tut yardımını esirgeme; gücüm-kuvvetim eksildi, çaresiz kaldım sıkıntıdayım! Yetiş, yetiş, yetiş; ey sırf Allah için lûtuf ve ihsan sahibi olan Peygamberim, lûtfunla-kereminle yetiş; cömertliğinle ikram ve ihsan eyle!” NOT Sadece Youtube kanalında paylaşacağımız havas videolarından haberdar olmak için lütfen BURADAN kanalımıza abone olun. Teşekkürler! Yazı dolaşımı İnternet sitemizden en verimli şekilde faydalanabilmeniz ve kullanıcı deneyiminizi geliştirebilmek için çerez kullanıyoruz. Kabul Et
ya allah fazileti mucize dualar